Lâle, kelime olarak ele alındığında Arapça "Allâh" lâfzına âit harfleri taşımakta olduğu görülür. Eğlâl kelimesi de "lâle" kökünden gelir. Eğlâl ise Yâsin Sûresi'nde "eğlâlen" şeklinde geçmektedir. Manası ise; "boyunduruk"tur.
Resûlullâh Efendimiz hicret edecekleri vakit kapıdaki müşrikleri
aps kayseri apskayseri mustafabalta miniciks minicix macro micro odaksal panorama diaroma diecast cumhuriyet mahalle muhtar adayı muhtar kiçikapu camikebir
Flowers 15.04.2019SAMİYE’ NİN KEDİSİ
Yeşil deniz gibi gözleri vardı
Beyaz tüyleriyle bir küme kardı
Ağzını süsleyen sedef dişlerdi
Baygın nazarı tâ ruha işlerdi
Severken aldatıp birden kaçardı
Okşarken apansız pençe atardı
Onda bir kadının gururu vardı
Sürmeli gözlerinden
SEVGİLERİMLE
*ABDURRAHMAN GAZİ KİMDİR?
Abdurrahman Gazi hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Hakkında anlatılanlar halk arasında söylenenlerdir. Rivayete göre Hz.Muhammed'in sancaktarlarından olan Abdurrahman Gazi'nin, İslam Orduları Erzurum ve havalisini fethederken boynu savaş sırasında
Benim kırmızı pabuçlarım olmadı hiç.
Ceplerim paralarla,
Avuçlarım şekerlerle dolmadı hiç.
Ayıcıklı, nazar boncuklu tokalarım olmadı.
Çiçekli fistanlı, inci boncuklu elbiseler giymedim.
SEVGİLERİMLE
*ABDURRAHMAN GAZİ KİMDİR?
Abdurrahman Gazi hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Hakkında anlatılanlar halk arasında söylenenlerdir. Rivayete göre Hz.Muhammed'in sancaktarlarından olan Abdurrahman Gazi'nin, İslam Orduları Erzurum ve havalisini fethederken boynu savaş sırasında
Lâle, kelime olarak ele alındığında Arapça "Allâh" lâfzına âit harfleri taşımakta olduğu görülür. Eğlâl kelimesi de "lâle" kökünden gelir. Eğlâl ise Yâsin Sûresi'nde "eğlâlen" şeklinde geçmektedir. Manası ise; "boyunduruk"tur.
Resûlullâh Efendimiz hicret edecekleri vakit kapıdaki müşrikleri
aps kayseri apskayseri mustafabalta miniciks minicix macro micro odaksal panorama diaroma diecast cumhuriyet mahalle muhtar adayı muhtar kiçikapu camikebir
Flowers 15.04.2019SAMİYE’ NİN KEDİSİ
Yeşil deniz gibi gözleri vardı
Beyaz tüyleriyle bir küme kardı
Ağzını süsleyen sedef dişlerdi
Baygın nazarı tâ ruha işlerdi
Severken aldatıp birden kaçardı
Okşarken apansız pençe atardı
Onda bir kadının gururu vardı
Sürmeli gözlerinden
Benim kırmızı pabuçlarım olmadı hiç.
Ceplerim paralarla,
Avuçlarım şekerlerle dolmadı hiç.
Ayıcıklı, nazar boncuklu tokalarım olmadı.
Çiçekli fistanlı, inci boncuklu elbiseler giymedim.